ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Google Ara

Custom Search

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


Ramazan İklimi

Ekrem Ata

07 Ağustos 2013, 09:20

Ekrem Ata


Mübarek Ramazan ayı geldi, geçiyor. Kendine has o güzel iklimi her yanı nasıl da sarıveriyor...

Aman Ya Rabbi, ruhlar ne kadar da sakin, insanlarımız ne kadar hisli. Biraz önce bir TV kanalında değerli hocamız Nihat HATİPOĞLU’nun sahur programı vardı. Seyredenleriniz vardır. Ramazan ayı boyunca devam etti. Hz. İbrahim (AS) ile Hz. İsmail (RA) arasındaki o meşhur kıssayı kendine has üslubu ile anlattı. Adeta gözyaşları sel olup aktı. Hele o elleri öpülesi değerli annelerimizin, bacılarımızın gözyaşları görülmeye değerdi.

Ya Rab sen ne kadar da büyüksün? Senin dinin ne kadar yüce. Bu ruhlara bu yumuşaklığı senden başka ne verebilir, kim verebilir?

Ya Resulallah; sen ne büyük peygambersin ki bize bütün öğrettiklerin bütün canlılığı ile nasıl da önümüzde duruyor, annemiz babamız sana feda olsun, sana milyonlarca salat ve selam olsun…

Değerli hocamızın Diyarbakır’lı olduğunu biliyorum. Yapmış olduğu program oldukça canlı ve katılımlı oluyor.  Uzak diyarlardan programı seyretmek için gelen ya da programa İstanbul’dan katılan birçok doğu ve güneydoğu halkımızın o güzel hissiyatlı hallerini seyretmeye doyum olmuyor. Allah hepsinden razı olsun. “Bütün mü’minler kardeştir” ayetinin zuhurunu açıkça görebiliyorsunuz. İşte biz bu iklime muhtaçtık, muhtacız ve halen bunun yokluğunun cezasını çekiyoruz. 

Bu dökülen gözyaşlarından merhamet, kardeşlik, uhuvvet, tesanüt gibi düsturlardan başka ne çıkabilir?

Eli öpülesi bu annelerimizden vatana millete ne zarar gelir, evlatlarından kim zarar görür? Bugün nesillerimiz yaralı, evlatlarımız asi, edep-haya duygularından ne kadar da uzak…

Ya Rabbi bizi ne kadar da birbirimizden, değerlerimizden uzaklaştırdılar, kopardılar…

Bu vesile ile bir anımı paylaşmak istiyorum. 1987-1989 yılları arasında terörün azgınlaşmaya başladığı yıllarda Siirt’te Üstğm. Rütbesi ile görev yapmıştım. Burada çok önemli tecrübeler yaşamıştım. Adeta yaşadıklarım benim için hayatımın dönüm noktası olmuştu. Bölge halkını çok yakından tanıma fırsatı bulmuş, yapılan yanlışlıkları yerinde görebilmiştim. Kendimce epey dersler çıkarmıştım. 1989 yılında İskenderun’a tayinim çıktı. Lojman yetersiz idi. Hemen lojmanlara yakın bir yerden 3 katlı bir apartmanın ikinci katını kiralamıştım. Ev sahibimiz de Mardinli bir kadındı. (Yaşıyorsa Cenab-ı Hak uzun hayırlı ömürler versin, öldü ise Allah gani gani rahmet etsin inşallah). Beyi de Suudi Arabistan’da çalışıyordu.   Kadıncağız Türkçe’yi dahi zor konuşuyordu. Ama anlattıklarımızı bir şekilde anlıyordu. Zaten bir müddet sonra anlamasına da gerek yoktu. Hal lisanı ile gönülden çok güzel anlaşıyorduk. 1,5 sene kadar oturduk. Öyle güzel anılar var ki, hangisini anlatayım. Bizleri evladından öte sevmişlerdi. Benden Ekrem oğlum diye bahsederdi. Her gelene de bunu anlatırdı. Hanım ile beraber adeta evin bir ferdi gibi olmuştuk. Bizi birbirimize bağlayan ne idi? Sadece dinimizdi. Aynı secdeye baş koymamız, aynı Allah’a, peygambere, kitaba iman etmemiz ve birbirimizi Allah için sevmemizdi. Sevmek için elbette insan olmak yeterdi belki ama dinimiz nesep kardeşliğinden de öte bir kardeşlik bize veriyordu. Biz bunu açıkça görebiliyorduk.

Şu anda hatırlayamıyorum. 4-5 çocuğu vardı. Bir gün maalesef 18-19 yaşındaki erkek çocuğunu kahvehanede bıçakladılar ve öldürdüler. Basit bir vaka mıydı, kan davası mıydı, halen bilmiyorum. Ancak kadıncağız bunun öcü alınacak diyor başka bir şey demiyordu, evde ağıtlar yakılıyordu. Beyi de gelmişti ama kendisini ikna edememişlerdi. Günlerce evde toplantılar yaptılar. Bir gece biz oturmaya gittik. Mevzu üzerinde konuştuk. Kan davasının dinimizde yerinin olmadığını, peygamber efendimizin (SAV) veda hutbesinde bunu açıkça kaldırdığını dilimizin döndüğünce ifade etmiştik. Kadıncağız sadece dinledi ve inşallah ikna da olmuştu. Zaten sonrasında mevzu da kapanmıştı.

1,5 yıl sonra biz lojmana geçtik. İrtibatımız biraz kopmuştu. İşler de yoğun olduğu için kendisini pek göremiyorduk. Bir gün lojmanlara gelmiş, nizamiyeden bizi soruyor.  Ama meramını anlatması mümkün değil. Asker de tabi olarak huylanmış. Zaten üst üste emniyet emirleri geliyor. İsmimi söyleyebilmiş. Sonrasında bize haber verdiler. Gittik ki bizim teyzemiz orada bizi bekliyor. Halimizi, hatırımızı sordu ve dedi ki “ben sizden kira istemiyorum, ev sizin, geri gelin”. Ne kadar da duygulanmıştık. İskenderun’dan ayrıldığımız 1994 yılına kadar kendisi ile ara ara hep görüştük.

Gene bir devre arkadaşım geçtiğimiz günlerde hatırasından bahsetti.  Aynen kendi ifadesini aktarıyorum…

“1996_1998 yılları arasında Siirt de komando tugayında Yüzbaşı rütbesi ile satın alma komisyon başkanı olarak görev yaptım. Görev gereği sivil halkla da çok münasebetlerimiz oluyordu. Her dükkâna gittiğimizde bize ayrı bir alaka ve onun ötesinde saygı vardı. Elbette bu saygının sebebi ortak paydamız İslamiyet’ ten, hiç bir şekilde ayrım yapmadan bütün esnafla haksızlık yapılmadan eşit  davranmaya ve bir subay tarafından kendilerinin ilk defa muhatap alınıp sohbet edilmekten geliyordu. 1998de tayinim Kocaeli'ne çıktı. Bir yıl sonra büyük afet 17 ağustos depreminde hamd olsun bir şeyimiz olmamasına rağmen defalarca Siirt’teki o esnaf bizi aradı ve istemememize rağmen Taa Siirt’ten esnaf aralarında yardımlaşmayla topladıkları bir minibüs ev eşyasını şahsıma Lojmanlara göndermişlerdi. Rabbim içimizden bu hasletleri hiç almasın.”

Sahur programındaki annelerimizden akan gözyaşları bana bunları hatırlattı. Sizlerle hissiyatımı sıcağı sıcağına paylaşmak istedim.

Ya Rabbi, sen bizlere kardeşliğimizi tekrar hatırlat, bizi birbirimize sevdir, birliğimizi, dirliğimizi muhafaza et, bizi her türlü fitne fesatçıların şerrinden, planlarından muhafaza buyur, onları da ıslah eyle, güzel vatanımızda kardeşçe bir arada yaşamamızı bizlere nasip eyle…

Bu vesile ile mübarek Ramazan Bayramımız tüm İslam Âlemine ve hemşerilerime hayırlara vesile olsun inşallah.

Amin, amin, amin…

03.08.2013





Bu haber 6050 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Beş Yıl Birbirimizle Barışık Olalım !17 Şubat 2014

İSTATİSTİKLER

    52 kategori altında, toplam 3236 haber bulunmaktadır.

    Bu haberler toplam 8263445 defa okunmuş ve 3710 yorum yazılmıştır.

    Toplam 8 Editör var.

TOPLİST

    Hosting Hizmetleri


    Web Stats

Abanahaber
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi