Suriye'de Kim Ne Yapıyor ?


Açıklama: Emekli Yüzbaşı Ekrem Ata'nın Güncel Yazısı
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 18 Eylül 2018
Geçerli Tarih: 19 Ekim 2018, 16:29
Site: Abana Haber ve Kültür Gazetesi
URL: http://www.abanahaber.com/haber_detay.asp?haberID=6486


SURİYE’DE KİM NE YAPIYOR?

Son Tahran zirvesi ile (07.09.2018) kafalar iyice karıştı. Neler oluyor, kim ne yapmak istiyor?

Önce ana aktörleri masaya yatıralım ve stratejilerini anlamaya çalışalım. Yoksa kafa karışıklığımız devam edecek görünüyor. Allah muhafaza bu kafa karışıklığı bizi yanlış stratejilere de sevk edebilir.

Şu anda sahada beş büyük aktör var.

TÜRKİYE-ABD-RUSYA-İRAN-SURİYE.

 

1.       ABD: Esas amacı bölgede sözde Kürdistan’ı kurmak. Birçok terör örgütünü de bizzat kurmuş ya da kontrolüne almış durumda. Terör örgütleri ile savaşma bahanesi altında PKK’ya hayat imkânı sunuyor, PKK’nın varoluş ve destek sebebini kasıtlı olarak bu gerekçeye bağlıyor. İdlib ile genel politikası eğer rejim sivillere kimyasal saldırı yaparsa müdahale ederiz şeklinde. Bu söylem ne manaya geliyor? Ben şöyle anlıyorum. Bu müdahaleyi kendileri içerden satın aldıklarına yaptıracaklar. Rejim kimyasal saldırı yaptı diyecekler. Savaşı dengede tutarak ne rejimin galip gelmesine, ne de terör gruplarının yok edilmesine izin vermeyecekler. Ta ki PKK varlığı gerekçeleri ile devam etsin. Zira dengede kalan bir kaos ortamı sözde Kürdistan’ın kurulması için en büyük güvence.

 

 

2.       RUSYA: Anlaşılması çok kolay değil. Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasını istiyor. İdlip’teki terör gruplarının yok edilmesini istiyor. Elbette yüzyıllardır sıcak denizlere inme hedefini rejime vermiş olduğu destekle sağlamış oluyor. Ancak ısrar ile PKK terörü ile ilgili tek bir olumsuz söz kullanmıyor. Bu kartı hep elinde tutuyor. Fırat’ın doğusundaki ABD varlığı ile ilgili de net olumsuz görüşü yok. Türkiye ile olan ilişkisi ise bıçak sırtında yürüyor. Nitekim Tahran zirvesinden sonra hava saldırılarına devam ediyor,

 

 

3.       İRAN: Rusya gibiSuriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasını istiyor. İdlip’teki terör gruplarının yok edilmesini istiyor. Buna ilave olarak net bir şekilde Fırat’ın doğusundaki ABD varlığını beraber yok edelim diyor. PKK konusunda ise kartının tamamını elinden çıkarmak istemiyor,

 

 

4.       SURİYE: Bir şekilde rejim süreci buraya kadar taşıdı. Dengeleri iyi gözetti. Toprak bütünlüğünü sağlamaya çalışıyor, İdlip’teki son muhalif grubu da etkisiz kılmak istiyor. PKK ile olan münasebeti şimdilik olmak kaydı ile anlaşmalı görünüyor. ABD ve RUSYA’nın baskısı ile PKK ile konusunda net çıkış yapamıyor. Geçmişten de bilindiği kadarı ile hiçbir zaman Kürt vatandaşlarla arası iyi olmadı. Ancak PKK kartını Türkiye’ye karşı hep kullandı. Terör elebaşısının yıllarca burada yaşaması gibi…

 

 

5.       TÜRKİYE: Artık bu topraklarda herkes kendi yuvasına dönsün, yeniden huzur ve barış ortamı gelsin istiyor. Kendi topraklarımıza olan tehditin yok olmasını arzu ediyor. Ancak bu ortam kimlerle nasıl sağlanacak konusunda çözülmesi gereken zor denklemler var. Yukarda saymaya çalıştığımız ülkelerin ana stratejileri göz önüne alındığında sürecin içinden çıkmak çok kolay değil.

 

 

Hal böyle iken ne yapılmalı?

Önce en kritik soru şu?

ABD ve RUSYA acaba gizli bir anlaşma yapmış olabilir mi? Astana görüşmelerine ABD bir şekilde ortak mı oluyor? Rusya almış olduğu yüksek menfaatler karşılığı Türkiye’yi tuzağa düşürebilir mi?

Hedef yoksa tamamen Türkiye mi?

Yani 3 milyon insanın yeniden Türkiye’ye doğru (afrin ve hatay bölgesine) harekete geçirilerek kaos ortamını Türkiye’ye taşımak mı?

Bu intikal esnasında birçok terör gruplarının Türkiye’ye sokularak çok şükür 2 yıldır patlamayan silahların yeniden başlamasını mı amaçlamak? Akdeniz bölgesinde İngiltere dahil yeniden büyük yığınak yapılmasının ve Türkiye’nin kuşatılmasının amacı bu mu?

O zaman soruyu tekrar soralım, ne yapılabilir ve bu oyun nasıl bozulabilir?

Kanaatimce yeni bir çıkış stratejisi uygulanabilir.

Bölge ülkeleri TÜRKİYE-IRAK-İRAN-SURİYE (arzu ederse Rusya da katılabilir)bizim önderliğimizde acilen bir araya gelebilir. Amaç bu ülkelerin toprak bütünlüğünü sağlamak olduğu net olarak ifade dilebilir. Sonra süratle İdlip’teki tüm gruplar ile Türkiye’nin önderliğinde görüşmeler sağlanarak kalıcı ateşkes içi müzakereler yapılabilir. Bu zorlu süreç atlatıldıktan sonra artık yabancı güçlerin bu topraklarda kalma gerekçesi giderilir. Bu birliktelik görüntüsü ile bölgeye yeniden huzur ortamı sağlanması yolunda zorlu sürece ısrar ile devam edilir.

Bu görüşe saymış olduğum tüm ülkelerin destek vereceğini zannediyorum.

Kendi kanaatime göre en uygun çıkış yolunun böyle olması gerektiğini düşünüyorum.

Rabbim yardımcımız olsun.

 

10.09.2018